Artan Boşanmalara Karşı Evlenmeden Önce Dikkat Edilmesi Gereken Altın Değerinde Tavsiyeler, çift terapisi,aile terapisi,boşanma,evlilik

Artan Boşanmalara Karşı Evlenmeden Önce Dikkat Edilmesi Gereken Altın Değerinde Tavsiyeler

ARTAN BOŞANMALARA KARŞI

EVLENMEDEN ÖNCE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN

ALTIN DEĞERİNDE TAVSİYELER

 

 Artık evlilikler de boşanmalar da koşar adım. Dünyanın değişim hızına evlilik ve boşanma kararları da ayak uydurmaya başladı anlaşılan. Şaka değil, istatiksel veriler de bunu kanıtlar nitelikte. Araştırma verilerine göre; yaklaşık olarak 500 bin civarında evlilik gerçekleşen ülkemizde boşanma oranları ise yıllık 150 bin civarında görülüyor.

       Psikoterapiye çift terapisi için başvuran danışanların yaşadıklarını bildirdikleri ve çözüm aradıkları evlilik sorunlarının başında ise; azalan ilgi, gösterilmeyen sevgi, iletişimsizlik, ihanet, artan beklentiler ve aşırı müdahaleci aile büyükleri geliyor. En can alıcı nokta ise şu; neredeyse başvuranların 3’te ikisinden duyduğumuz ortak bir cümle kalıbı var; “evlenmeden önce böyle değildi, sonradan değişti.”

       Bu noktada akıllara şu sorunun gelmesi kaçınılmaz oluyor; evlilik kararı almadan önce dikkat etmemiz gereken hususlar neler? Eğer en başından farkındalıkla hareket edebilirsek, sonradan yaşayacağımız olası hayal kırıklıklarını engelleyebilir miyiz? Yani kısaca yılanın başını küçükken ezmek mümkün mü?

       Dile kolay evlilik bu; incelikli mesele, ustalıkla inşa etmesi icap eder. Davulun sesi uzaktan hoş gelse de, aynı yastığa baş koymadan anlayamazsın der eskiler. Eskilere saygımız sonsuz ama bu konuda biraz yanıldıklarını kabul etmekte fayda var.

       Kendimizi birilerine ilk kez tanıtırken, yeni yeni girdiğimiz ortamlarda hepimiz kendimizin en iyi halini ya da o kendilikte olması gerektiğine inandığımız şeklimizi gösterme eğilimindeyiz. Tabi sadece biz değil, karşımızdaki kişi de öyle. İşte ilk dikkat etmemiz gereken konunun hikayesi burada başlıyor.

       KURAL  1: YA OLDUĞUN GİBİ GÖRÜN YA DA GÖRÜNDÜĞÜN GİBİ OL

       Kendimizi her ne pahasına olursa olsun, nasılsak öyle tanıtmalıyız. Karşımızdaki insanın da özellikle ilk başlarda sıkça tekrar ettiği cümleler, sıkça şikayet ettiği konular, söyleyip sizin onay vermenizi beklediği söylemlere dikkat edin. Psikoloji bilimine göre herkes zıttı ile vardır; çoğumuz bilinç dışımızda bastırdığımız ve baş edemediğimiz materyali zıttı ile karşı tarafa sunarız, bu da o alanda bir problemimiz olduğunu gösterir. Örneğin; sıkça ben çok sabırlı bir insanım diye kendinden bahseden birinin sabırsızlıkla, yalandan nefret ederim diye üstünde duran birinin dürüstlükle, hep kandırıldım diyen bir insanın güven vermekle ilgili bir sorunu vardır. Bu sebeple ilk karşılaşmalar, sohbetlerde üzerinde sıkça durulan konulara dikkat edin ve bir soru işareti koyun.

       KURAL 2: SADECE VAKTİNDEN SONRA VERİLEN DEĞİL, VAKTİNDEN ÖNCE VERİLEN KIYMETE DE DİKKAT EDİN

       Sizi henüz tanımadan, yeterince sizinle vakit geçirmeden, sizin de kendisini henüz tanımanıza izin vermeden söylenilen erken sevgi sözcükleri, verilen erken vaatler, koşar adım gitmeler tehlikelidir, sonunda büyük hayal kırıklığı yaratabilir. Ya sizin onu tanıdıkça göreceğiniz ama görmemeniz gereken problemler vardır, ya romantik aşık kisvesi altında ayağınızı yerden kesip sizi kendisine bağımlı hale getiren narsistik bir yapısı vardır ya da acelesi başkadır. Sebep her ne olursa olsun dere görmeden paça sıvanmaz, acele işe şeytan karışır, yüksekten uçanın düşüşü sert olur ve hızlı giden atın da malum şeyi seyrek düşer.

   

 

       KURAL 3: SOSYAL ORTAMLARINDA İYİ BİR GÖZLEMCİ OLUN

       Bir insanın sadece size karşı değil, diğerlerine karşı davranışları da önemlidir. Ve yine sadece sizin onun hakkındaki düşünceleriniz, görüşleriniz değil; onun sosyal çevresinde ve ailesindeki kişilerin de hakkındaki düşünceleri ciddi ip uçları verir. Zamanı gelince arkadaşları ve ailesi ile tanışın. Arkadaş çevresine, ailesinin ortamına, evine mutlaka gidin. Arkadaşları ile nasıl geçiniyor, arkadaşlarının onun hakkındaki düşünceleri neler, ailesi nasıl insanlar, onları karşı davranışları ve size davranışları nasıl, bunların hepsi çok önemlidir. Özellikle ailesinin çocuk yetiştirme tarzı, anne-babasının kendi ilişkisinin yapısı konusunda dikkatli bir gözlemci olun. Unutmayın ki; hepimiz bugünün ilişkilerini geçmişteki gözlemlediğimiz ilişki biçimlerinden öğrendiklerimizle kurarız. Kısaca ağaç yaş iken nasıl eğilmiş bilseniz iyi edersiniz.

       Sadece tanıdıkları insanlar değil, ötekilerle ilişkilerinin de nasıl olduğu önemli. Örneğin; bir garsona, şoföre, işçisine, müdürüne, bir sokak satıcısına, dilenciye, bir sokak hayvanına nasıl davranıyor. Birinin kendisinden daha alt tabakada olan birilerine davranış şekli, karakterinin en önemli yansıtıcısıdır unutmayın.

       KURAL 4: DAHA FAZLA VAKİT GEÇİRİN

       Hepimizin çok iyi bildiği ve kesinlikle çok geçerli olan bir öğreti vardır; birini ya alışverişte tanırsın ya da yolculukta bu sebeple onunla yolculuğa çık, ona borç ver ya da alışverişe git. Evliliğiniz boyunca sürekli yapacağınız şeyler bunlar. Zevkleriniz birbirine ne kadar uyumlu, alma-verme dengesini ne kadar kurabiliyorsunuz, siz onun için kendi isteklerinizi hafifletebiliyor musunuz, o sırf siz seviyorsunuz diye normalde yapmadığı aktivitelerin içerisinde bulunabiliyor mu bunlar bundan sonraki yolculuğunuz için çok önemli bilgiler olacaktır.

       KURAL 5: DAVUL BİLE DENGİ DENGİNE

       İlişkilerdeki en önemli konulardan biri dengedir. Birçok insan başlarda aşkın, tutkunun veya güzel tüm duyguların etkisi ile, bazı şeyleri tolere edebileceğini düşünür. Fakat maalesef ilerleyen zamanlarda bu aradaki farklar göze batmaya başlar. Eğer aranızdaki eğitim seviyesinde çok büyük farklar varsa, maddi durumunuzda veya ailelerin maddi durumlarında çok büyük farklar varsa, hayattan beklentileriniz ve kurduğunuz hayaller birbirinden çok uzaksa zoru zorlamanın bir anlamı yoktur diyebiliriz. Üstelik bu dengesizlikte üzülen ve ezilen seviye olarak üstte olan olacaktır unutmayın.

       KURAL 6: BUGÜNÜN SESSİZLİĞİ YARININ GÜRÜLTÜSÜDÜR

       Belki bir gün düzelir, şimdilik ses etmeyeyim elbet bir gün farkına varır, belki kendi kendine yapar gibi düşünceler gerçekçi değildir. O bir gün hiç gelmeyebilir. Bu sebeple bir ilişkinin olmazsa olmazı doğru iletişimdir, doğru iletişimin ayrılmaz parçası ise açıklıktır. Sınırlarınız net olmalı, bugün yaşadığınız bir sorun varsa veya ileride olası bir problem yaratabileceğini düşündüğünüz bir durumla karşılaştıysanız bunu hiç beklemeden açıkça ifade edebilmelisiniz. Bir diğer nokta beklentilerinizi de açıkça söyleyebilmelisiniz. Tabi bu ancak karşı taraf bunu göğüsleyebilecek olgunlukta olduğunda yapılması mümkün olan bir şeydir. Bu sebeple; karşınızdaki kişiye problemlerinizi, kafanızı karıştıran soru işaretlerini, beklentilerinizi, şikayetlerinizi açıkça ifade edebiliyor musunuz, o bunları nasıl karşılıyor, sadece söylemekle mi kalıyorsunuz, yoksa karşılığında bir davranış değişikliği görebiliyor musunuz buna dikkat edin.

       KURAL 7: KÜSTÜM OYNAMIYORUM MU?

       Evlilik kararı almadan önce hem kendinizin hem de partnerinizin olgunluk seviyesinin farkında olun yoksa hayatınız boyunca bir eş değil bir çocuk sahibi olur, onu büyütmek zorunda kalırsınız. İlişkinizde incir çekirdeğini doldurmayacak ya da size çok saçma gelen sebeplerden dolayı sık tartışmalar yaşıyorsanız, bir ayrıl bir barış bir ilişki sürdürmeye çalışıyorsanız, istediği bir şey olmadığında küstüm oynamıyorum sendromu ile karşılaşıyorsanız, karşınızda henüz evlilik için yeterli olgunlukta biri yoktur ama evcilik oynayabilirsiniz tabi.

       KURAL 8: YARDIM ALMAKTAN ÇEKİNMEYİN. EVLİLİK ÖNCESİ MUTLAKA BİR UZMAN GÖRÜŞÜ ALIN

       Toplum olarak yumurtanın pozisyon almasını beklemeden yardım almak için hareket etmeyi öğrendiğimizde birçok konunun üstesinden gelmeyi öğreneceğiz. Hayatta ortada bir problem var ise mutlaka bir çözüm de vardır. Problem ve çözüm daima bir arada bulunur. Önemli olan bunun için sadece bir adım atmaktır. Aşk, sevgi, bağlılık, eşleşmek bunlar çok kıymetli, yakalanması zor kavramlardır, hele ki her şeyin hızla tüketildiği bu devirde. Aile ve çift terapilerinde etkinliği kanıtlanmış binlerce teknik, yöntem varken bu aşkı kurban etmek duygulara haksızlık etmek olur.

       Sözün özü; birlikte bir ömür geçirmiş, birbirlerinin gözlerine hala aşkla bakan çiftin sözüne kulak verelim, ne de güzel açıklıyorlar bu işin sırrını; “Bizim zamanımızda kırılan eşyalar atılmaz, tamir edilirdi de ondan” diyerek. Gelin tamir edelim.

 

UZMAN PSİKOLOG

EZGİ KILAVUZOĞLU